ANADOLU’DA BİZANS, HAÇLILAR, SELÇUKLULAR

17 Ağustos 2017, 11:26
ANADOLU’DA BİZANS, HAÇLILAR, SELÇUKLULAR
Nurten Ertul - Gazeteci Yazar
EZBERLERİ BOZAN ARAŞTIRMA:
ANADOLU’DA BİZANS, HAÇLILAR, SELÇUKLULAR

Gerek uluslararası ilişkiler de gerekse artık modern zamanların meydanları kabul edilen sosyal medyada çok sık tartışılan Türkiye ve Kimlik konusuna Dr. Tuğrul Kihtir, hazırladığı “Anadolu’da Bizans, Haçlılar, Selçuklular” adlı çalışmasıyla farklı bir pencere açmış. Arkeoloji ve Sanat Yayınları tarafından yayınlanan; Araştırmacı - Yazar Dr. Tuğrul Kihtir’in 9.yy ile 13.yy kaynaklarına dayanarak hazırladığı çalışması Anadolu ve Kimlik konusunda da bilinen pek çok ezberi bozacak türden. Bu yüzden gelin yüzlerce belgeyle desteklenen fotoğraflarla hazırlanan kitaptan alıntılarla bu çok tartışmalı konuları gözler önüne serelim:
BİZ BARBAR MIYIZ?
Kihtir’in çocukluğunda çok sık duyduğu Türkiyelilere yönelik “Siz Barbarsınız !” suçlamalarının sonunda bu araştırmalar ortaya çıkmış. Oysa Türkiye’de Kültür Bakanlığı’nın yapması gereken algı değiştirmeye yönelik zor ve külfetli çalışmalara Kihtir hobi olarak başlamış. Bu yüzden oldukça zor sayılan araştırmaları, hobisi gibi gördüğünden dolayı hiç şikâyetlenmeden, zevkle ve heyecanla hazırlıyor. “Siz Barbarsınız !” suçlamalarına cevap aramak için girdiği araştırma okyanusunun sonunda yazarın tamamen arşiv taraması sonucunda gerçekleştirdiği , geziler, fotoğraflar ve belgelere göre hazırladığı Selçuklu’dan Osmanlı’ya Bu Toprağın Öyküsü 1000 Yıl, Beylikler ve Eserleri Anadolu’nun Beyleri, Balkanlar’ın Osmanlı Tarihi 1352-1913 adlı çalışmaları bulunuyor.

Son çalışması Anadolu’da Bizans, Haçlılar, Selçuklular adlı eserde Kihtir, “Barbar mıyız değil miyiz?” Merakını giderip gidermediğini bilemiyoruz; son eserinde bugüne kadar çok tartışmalı pek çok konuya açıklık getirildiği kesin. Bu yüzden eserde dikkat çeken konular şu şekilde göze çarpıyor:

BİZANS ORDUSUNDAKİ TÜRKLER!..

Kitapta, Doğu Roma ile Bizans kavramının aynı anlamda kullanıldığı belirtiliyor. Bu yüzden Doğu Roma mı Bizans mı? gibi vakit kaybı bir tartışmaya hiç girilmemiş. Doğrudan kaynaklara göre bilgi veren çalışmada Türkler’in Doğu Roma veya Bizans’taki varlıklarının M.S. 4.yy’da Hunlarla başladığı belirtiliyor. Kitaba göre, Bizans ordusundaki devşirme Türklere; Türkopol denildiklerini öğreniyoruz.

Türkler, çocuk yaşta Bizans ordusuna alınıyorlar, tamamen kültüre göre eğitiliyorlar. Çok üst noktalara kadar gelen Türk kökenli Doğu Romalılarla ilgili şu bilgilere yer veriliyor: 
“Türkler Anadolu’ya Doğu ve Kafkaslar yönünden geldiler. İmparator 7.Konstantinos Porphyrogenitos döneminde saray muhafızları arasında Doğu Özbekistan’dan gelen Ferganalı Türkler’de vardı. 1.Haçlı Seferleri başladığında da Türklerin pek çoğunun Anadolu’nun iç kısımlarına çekilmediği, buna karşılık Hıristiyan olarak Bizans ordusunda kaldıkları kayıtlarda yer almaktadır. Hatta Türk asıllı Ioannes Aksukhos’un İmparator 2.Ioannes Komnenos döneminde Doğu ve Batı Orduları Başkumandanlığı görevine kadar yükseldiği bilinmektedir. Bizans imparatorları, Türkleri unvanlar vererek aristokrat sınıfın içine almayı hatta evlilikler yoluyla hanedanlarına bağlamayı tercih ettiler. Bu davranış hem Doğu Roma’nın ömrünü uzattı hem de taht için her türlü kavganın, entrikanın döndüğü sarayda kendilerine bağlı iyi savaşan bir ekip yaratmış oldular…”

BİZANS VE ERMENİLER!..
Dünya tarihinde; Adriyatikten, Kafkaslara, Ortadoğu’dan Afrika’ya uzanan geniş bir sahada asırlarca hüküm süren, çok dilli, çok dinli ve çok farklı kimliklerden oluşan bir İmparatorluğun adıdır Doğu Roma. Son zamanlarda gerek en tepe noktalarda gerekse herkese açık sosyal alanlarda tartışma konusu olan bu imparatorluğun adı Doğu Roma’mı Bizans mı? Şeklinde gelebilecek sorulara da kitapta tarafsız bir şekilde açıklamalar getirilmiş.
“Roma İmparatorluğu 313 yılında yayınladığı Milano Fermanı ile mevcut paganizme ek olarak toplumda artık yaygınlaşan tek tanrılı dini inanç Hıristiyanlığın serbest bırakılmasıyla başladı. Bu yeni dinin merkezi daha önce kurucusundan dolayı adı Byzantium olan küçük şehre taşındı. Bu şehide hepimizin bildiği gibi bugünkü adıyla İstanbul idi. Adı da Doğu Roma veya Nova Roma’nın merkezi Konstantinopol olarak değiştirildi. Doğu Roma’yı da tarihten 1453 yılında İstanbul’un fethiyle Fatih Sultan Mehmed ortadan kaldırdı. Bu kavram karmaşasını düzenlemeye yönelik açıklamaların ardından İmparatorlukta ki nüfus yapıları hakkında bilgiler veriliyor. Bunların içinde en dikkat çekici bölümlerden birisi de Bizans ile Ermeni ilişkileri.”

İRANLILAR YERİNE ERMENİLERLE UĞRAŞIYORLAR!..
“Bizans imparatorlarının, Ermenilere karşı izlediği ortadan kaldırma siyaseti din temelliydi. Çünkü Ermeniler Hıristiyanlığın farklı bir mezhebi Gregoryan mezhebine bağlıydılar. Bu yüzden Ermenilerin uğratıldıkları ağır baskı ve zulümler dönemin Ermeni kaynaklarında da yazılıdır. Dönemin olaylarını kaydeden Ermeni din adamı ve tarihçi Urfalı Mateos şu ifadeleri kullanmaktadır: Onlar; Grekler Ermeni milletinin kumandanlarını kendi ev ve eyaletlerinden çıkarıp götürmüşler ve Ermenistan Krallık tahtını yıkmışlardır. Onlar İranlılara; Selçuklulara (Dönem kayıtlarında doğrudan Türkler kullanılmıyor. İranlılar olarak geçiyor pek çok kayıtlarda tanımlar) karşı harp etmekten kaçınıyorlar. Fakat hakiki Hıristiyanları, inançlarından döndürmek için büyük gayret sarfediyorlar…”

MALAZGİRT ÖNCESİ BİZANS!..

“Bizans’da 10.yy’da devletin durumu kötüydü. Doğudan Selçuklu, batıdan Peçenek Türklerinin saldırıları sürekli hale gelmişti. Bu dönemde devleti üç çocuğu adına naip olarak yönetecek olan İmparatoriçe dönemin güçlü komutanı aynı zamanda Anadolu Aristokrasisinin önde gelen isimlerinden Kapadokyalı General Romanos Diogenes ile evlendi. Bütün bunlar yani Bizans sarayında yaşananlar sonucu değiştirmedi: Malazgirt savaşından sonra Anadolu’da durum artık tamamen Türklerin lehine gelişti. Bütün bu değişiklikler Bizans Sarayı’nda sonu gelmeyen entrikaları da bitiremiyordu. Öte yandan Türklere, Anadolu’nun karşı koyacak bir gücü yoktu. Bu yüzden hızla ilerleme sağlanıyordu. Bizans sarayında ise her gün yeni entrikalar sahneleniyordu. “

YAŞANDI VE BİTTİ!..

“…Anadolu’da Bizans, Haçlılar, Selçuklular” adlı kitapta yüzlerce bilgilerin ışığında hazırlanan konular öykü tadında anlatılıyor. “Biz Barbar mıyız?” merakından yola çıkılarak başlanan araştırmaların sonunda yazar şu sözlerle kitabını noktalıyor: “Constantinopolis’in (İstanbul) 1204 yılında Latin Haçlılar (Batı Roma’dan gelen paralı askerler) tarafından işgalinde bütün başlar acı içindeydi. Dar sokaklardan inlemeler, çığlıklar yükseliyordu.” “Selçuklu sultanları Hıristiyan tebalarını merhamet ve hoşgörüyle yönetmiş. Selçuklu idaresi altındaki Hıristiyan tebalar, Bizans idaresinden daha mutlu yaşıyorlardı…”

Yaşanmış öykülerden yola çıkılarak yazılan tarih, her okunduğunda farklı yorumlanır. Amma velakin tarih tektir ve yaşanmıştır artık bitmiştir. Tarihin farklı koridorlarında belgeler ışığında gezinmek isteyenler için güzel bir başucu eseri…

Dr.Tuğrul Kihtir, Ankara’da doğdu. Tarih araştırmacısı,yazar ve plastik cerrah. İstanbul Robert Kolej’i ile İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. ABD’de uzmanlık ve doçentlik eğitimini tamamladı. Baba tarafından Tokat Niksarlı, Anne tarafından Yunanistan Vodinalı. İki çocuk babası, İngilizce ve İtalyanca bilmektedir.


 

    Yorumlar

banner124
Hava Durumu
Tümü Anket
Türkiye'de İdam Cezası Gelsin Mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Linkler
E-Gazete
  • HAVADİS TÜRK - İnternette Haberin Adresi - 28 Aralık 2015 Manşeti
Karikatür
  • Oof Off
Arşiv