BEN KİMSENİN BİR ŞEYİ OLMAK İSTEMEM

21 Nisan 2017, 18:35
BEN KİMSENİN BİR ŞEYİ OLMAK İSTEMEM
Aleyna AŞIK
BEN KİMSENİN BİR ŞEYİ OLMAK İSTEMEM

Hani hep derler ya “Nazım’ın Pirayesi”, “Kafka’nın Milenası” ,”Turgut’un Tomris’i”…
Aslında bakılırsa hepsi döneminin en güzel aşkları,hepsini ayrı ayrı çok severim,okurum fakat benden X’in Aleyna’sı diye bahsedilmesini istemem. Ben kendi yaptıklarım,kendi yazdıklarımla anılmak isterim.

Hiçbirimiz bilmiyoruz çünkü Piraye’nin neler yaşadığını,ne zorluklara göğüs gerdiğini…Ya da Milena… Birkaç kitap ve bir film bahseder Milena’dan oysa Milena çok başarılı bir gazeteci,bir çevirmen ve renkli bir kişiliktir. Hayatının çok zor dönemleri olmuş,uyuşturucu kullanmış,eşi için Viyana’ya gitmiş,Viyana’da çok zor günler geçirmiş ve bunların altında kalkmayı başarabilmiştir. Geçirdiği bu zor günlere rağmen umut dolu olmuştur. Hiçbir zaman pes etmemiştir. Milena’nın Kafka’ya yazdığı mektuplar yakıldığı için Milena’nın Kafka’ya ne kadar güzel sözler yazdığını hiçbirimiz bilmiyoruz. Tabii ki Kafka’yı es geçmemek gerekir. Milena için Viyana’ya gittiğinde orada buluştukları zamanın güzelliğini Prag’a döndüğünde yazdığı mektubunda şu şekilde belirtmiştir; “Yanımda yürüyordun,bir düşünsene yanımdaydın.” bu cümlede inanamamışlık,mutluluk, heyecan ve akla gelebilecek her türlü güzel duygu mevcut. Ya da Milena’dan aldığı mektupları okurken “Bu mektupaları su için kavrulan bir hayvanın su içmesi gibi okuyorum.”demiştir. Baktığımızdan bunlar ve daha birçok söz… Evet Kafka Milena’yı çok sevmiştir. Sevgisini de çok güzel yansıtmıştır. Milena’nın yazdıklarını biliyor olsaydık belki de “Milena’nın Kafkası” derdik kim bilir? Fakat konumuz hepsini tek tek ele almak Kafka’nın savaştığı hastalık,yaşadığı sıkıntılar,yazdığı yazılar,Milena’ya duyduğu aşk sadece onun adına,Milena’nın yaşadıkları sadece onun adına ele alınmalıydı. Burada tekrar ediyorum bu yazdıklarım “BENCE” böyle olmalıydı. Bu dediklerim de Milena’ya Mektuplar kitabını okurken o heyecanımı,o mutluluğumu asla alıp götürmüyor. Sadece okurken düşündüğüm birkaç bir şey… Birde şu cümleyi kuran kesim oluşmaya başladı; “Yaaa ben Piraye olmak istiyorum.” Bence bu da olmaz. Neden kendiniz dışında başka biri olmak istiyorsunuz ki? Nazım sevmiştir Piraye’yi,çok sevmiştir hemde ama sadece sevmek yetmez bir aşkta. Şöyle düşünün hadi diyelim Piraye oldunuz siz sevdiğiniz insanı senelerce sabırla,aşkla ve sadakatle hapis bekleyebilir misiniz? Üstelik o sevdiğiniz kalpte sadece siz olmadığınızı bilseniz? Nazım Hikmet Ran’ı okumayı çok severim. En sevdiğim şiir Nazım Hikmet Ran’ın “Bir Ayrılış Hikayesi” adlı şiiridir. Fakat ben Piraye olmak istemem. Hemen hemen hepiniz biliyorsunuzdur Nazım bir mektubunda “adını saatimin kayışına tırnaklarımla kazıdım Piraye” demiştir. Saatinin kayışında ise Vera yazmaktadır. Evet Nazım Piraye’ye çok güzel sözler,mektuplar yazmıştır. Piraye onun kalbinin kızıl saçlı bacısıdır ama Nazım’ın kalbinde bir tek kızıl saçlı bacısı yoktur. Bu yüzden gerçekten kendiniz dışında birinin yerine geçmek istiyorsanız iyi düşünün. Herkes kaldıramaz bunları. Piraye’de en son kaldıramayıp inzivaya çekilmiştir.

Herkes kendi hikayesini yazıyor bu hayatta. X kişisinin bir şeyi değiliz. Hikayemizin baş karakteri biziz. Gerçekten böyle bir aşk yaşamak istiyorsakta bu aşka her iki tarafında adını yazdırmalıyız. Tekrar söylüyorum yazdığım kişilerin hepsini seviyorum,severek okuyorum. Sadece son zamanlarda okumadan,bilmeden bende öyle olmak istiyorum diye konuşanlar için yazdım. Ya da kendisini beğenmeyip,kendi dışında biri olmak isteyenlere… Yazının başında Turgut Uyar’dan bahsetmiştim. Onun şiirinden bir mısra yazıp öyle bırakıyorum. Sağlıcakla...

“Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin”


Aleyna AŞIK
 

    Yorumlar

banner124
Hava Durumu
Tümü Anket
Türkiye'de İdam Cezası Gelsin Mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Linkler
E-Gazete
  • HAVADİS TÜRK - İnternette Haberin Adresi - 28 Aralık 2015 Manşeti
Karikatür
  • Oof Off
Arşiv