BİR ZAMANLAR KONSTANTİNOPOLİS’Tİ

16 Mayıs 2018, 10:48
BİR ZAMANLAR KONSTANTİNOPOLİS’Tİ
BİR ZAMANLAR KONSTANTİNOPOLİS’Tİ

…Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü, arslanım, fetih hazırlığı başlasın…
Yürü, hala ne diye, kendinle savaştasın?
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!
(Arif Nihat Asya)

Fethe dair yazılmış en güzel şiirdir bence Arif Nihat Asya’nın. Malum mayıs ayındayız ve fethin 566. Yılını kutlayacağız.
Nereden başlamalıyız; fethedenden mi fethedilenden mi?


Osmanlı padişahları denilince akla ilk gelendir Fatih Sultan Mehmet. Gerek yerli gerekse yabancı kaynaklarda, her şeyi öğrenmek isteyen, her şeyi araştırarak karar veren, oldukça dindar, adaletli, çok akıllı, cesaretli, idrak ve sezgi kabiliyeti yüksek, bilim adamları ve şairlere önem veren ve onları koruyan, ihtiraslı, kendine güveni oldukça yüksek bir pâdişah olarak nitelendirilen Fâtih Sultan Mehmet, tarihin kaydettiği büyük liderlerden birisidir.
Soğuğa-sıcağa, açlığa-susuzluğa ve yorgunluğa karşı çok dayanıklıydı. Çok cesur, varmak istediği hedefe varmak için ne gerekiyorsa yapardı. Belgrad savaşında ordunun Hunyadi’nin kuvvetleri karşısında bozguna uğradığını görünce, hırsından dudaklarından kanlar akmaya başlamış ve atıyla ileri atılarak ordunun önünde tek başına kılıcını çekip düşman üzerine saldırmaktan çekinmemiştir. Onun bu büyük fedakarlığı savaşın zaferle sonuçlanmasına neden olmuştur. Fatih yapmış olduğu hiçbir savaştan mağlubiyetle ayrılmamıştır.

Gelelim Asitane-i Şahı Cihan’nın fethine.. Fethin birçok ilginç özelliği vardır. Bu özelliklerden bir tanesi konstantinopolis’in surlarıdır. Öyle ki bu surlar dünyanın en büyük surlarıydı. İmparator bütün surlara aynı anda adam dikmek yerine yalnız dış duvarları korumayı seçmiştir. İki sıra yüksek duvar üzerine hendeklerle de korunan Theodosian Surları’nın en zayıf noktasını bizzat İmparator Konstantin savunmuş, kuzeyinde Edirnekapı civarını Venedikli komutan Giustiniani, Ayvansaray Eğrikapı arasını (Blachernae) Koslu papaz Leonardo, Yedikule bölgesini de yoğunluklu olarak Venedikli askerler korumuştur.

Bir diğer özelliği Fatih’in Macar usta Urban’a döktürdüğü Şahi toplarıdır. Bu toplar 8 metre uzunluğundaydı. 75 cm çapındaki güllesi 544 kilo çekiyordu. Doldurulması da haliyle üç saat sürdüğünden günde ancak beş altı kez ateşlenebiliyordu. Top yere konulup sabitlendiği zaman bir daha döndürülemiyordu. O kadar ağırdı ki yapımcısı Macar Urban bu topu kalıplara hiçbir öküz arabasının taşıyamayacağını hesaplayarak iki parça halinde döktürmüştü. Böylece zamanına göre çok ileri bir vidalı sistemle birbirine eklenerek kullanılıyordu. Nişan almak dahi imkânsızdı ama hedef İstanbul kadar büyük olunca eninde sonunda surların bir tarafına bir gülle denk geliyordu. Surlara isabet ettiği anda da o noktanın tamiri gece gündüz çalışan Bizanslı duvar ustalarıyla bir haftayı bulabiliyordu.
İstanbul’un fethinde az bilinen yahut yanlış bilinen bir durum da Şehzade orhan’ın Osmanlıya karşı mı yoksa osmanlı’nın yanında mı yer aldığı konusudur. Birinci elden kaynaklara bakıldığı zaman Şehzade Orhan ; 500 kişilik bir birlik ile Osmanlı’ya karşı savaştığı ve fetih tamamlandığında Fatih Sultan Mehmet tarafından yakalanıp idam edilip bedeninin surlara atıldığı yazmaktadır.

Bir diğer özelliği malumunuz olduğu gibi Ayasofya’dır. Her yüzyılda bir büyük bir deprem geçiren İstanbul’da 1.500 yıllık devasa bir yapının hâlâ ayakta durması takdire şayan değil de nedir? Ancak Ayasofya devasa bir yapıdan çok daha fazlasıdır. O kadar büyük bir semboldür ki, kuşatma günü surlara saldıran her Türk bu dev mabedin içinde namaz kılmayı arzulamaktadır. Surları savunan her asker Hıristiyanlığın en büyük kilisesini Müslümanlara vermemek için ölmeye hazır beklemektedir. Surlar yarılıp İstanbul düştüğünde yüzlerce insan Ayasofya’ya sığınmış, İsa’nın yeryüzüne dönüp durumu tersine çevirmesi için dua etmiştir. İsa yerine gelenler ise bronz kapıları kırıp herkesi çıkaran yeniçerilerdir. Yabancı kaynaklar Türk başıbozukların içeride büyük bir kıyım yaptığını ve kutsal eşyaları kirlettiğini yazar, Türk kaynakları ise bunu yalanlar. Ayasofya’daki son Hıristiyan ayini 28 Mayıs 1453’te imparatorun katılımı ile yapılmıştır. Belki de Büyük Kopuş’tan (Great Schism) beri Doğu ve Batı Kiliselerine mensup Katolik ve Ortodoks din adamları Ayasofya’da ilk kez ortak bir ayin düzenlemişlerdir. Ertesi akşam ise ikonaların üzeri battaniyeler ve halılarla örtülmüş ve İstanbul’da fetih namazı kılınmıştır. Aradan geçen 566 yılda Ayasofya’nın hâlâ ülkeler arası politikalar ve milletlerarası duygularda oynama yapabilmesi de ilginçtir. Yunanlar Ayasofya’nın kaybını hiçbir zaman kabullenmemişlerdir. 1919’daki Yunan işgalinin önemli motivasyonlarından biri İstanbul’un ve bu yapının geri alınmasıdır. Bugün bile aşırı sağcı Yunan gruplar her 29 Mayıs’ta Bizans’ı anarak kilisenin geri verilmesi konusunda eylem yapar. Buranın tekrar kilise olması Fener Patrikhanesi’nin bir numaralı isteğidir. Öte yandan artık müze olmuş Ayasofya’nın tekrar cami olması konusu da Müslüman cemaatinin çok önde gelen isteklerinden bir tanesidir. Bu, ülkede dokunulması çok hassas konulardan biridir.

Yunan-Türk çekişmesinin temelinde hâlâ fethin etkilerini görmek mümkündür. 1919’da Yunan toplumunda hortlayan “Megali Idea” İstanbul’un geri alınması ve Ayasofya’nın tekrar patrikhane olması üzerine yoğunlaşıp milliyetçi hislerle İzmir’i işgal edip bugün Kurtuluş Savaşı olarak bildiğimiz dönemi başlatmıştır. Günümüzde İstanbul’un fethi artık bir prestij, bir laf dalaşı nesnesine dönüşmüştür. Ne zaman bir Yunan kökenli futbol takımıyla eşleşilse “Since 1453” pankartının açılması kaçınılmaz olur. Öte yandan Yunanlar da her 29 Mayıs’ta Konstantin Palaiolagos’u anarken bol bol Türk düşmanlığı gösterir. Kendisinin bir yandan Yedikule’nin aşağılarında bir mağarada uyuduğunu ve vakit geldiğinde uyanarak İstanbul’u geri alacağına inanılır. Bunun gibi birçok Rum efsaneleri Evliya Çelebi seyehatnamesine konu olmuştur. Bir sonraki yazımızda ilginç efsanelere yer vereceğiz.
Selam ve Dua ile
Şennur Beyse
 

    Yorumlar

banner124
Hava Durumu
Tümü Anket
Türkiye'de İdam Cezası Gelsin Mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Linkler
E-Gazete
  • HAVADİS TÜRK - İnternette Haberin Adresi - 28 Aralık 2015 Manşeti
Karikatür
  • Oof Off
Arşiv