Bizim Sorunumuz KİMLİKSİZLİK!..

Bizim Sorunumuz KİMLİKSİZLİK!..

11 Mart 2018, 14:48
Bizim Sorunumuz KİMLİKSİZLİK!..
Nurten Ertul - Gazeteci Yazar
Nurten ERTUL: Bizim Sorunumuz KİMLİKSİZLİK!..

Konuları uzatmayı sevmem...
Belki bu kindar bir insan olmadığım içindir. Gördüğüm sorunu ya da hatayı o an söylerim ve benim için konu kapanır...
Fakat bu yıl da "8 Mart dünya emekçi kadınlar günü" bir sürü daha saçmalıklarla sahne oldu.. En basiti İzmir'de doğru ise bir grup kadının direk cinselliği çağrıştıran Arap müziği eşliğinde binbir gece masallarını hatırlatacak iştahta oryantal yapmaları... Oysa bunun yerine İzmirli kadınlar veya bir başka kentin kadını daha güncel konulara dikkat çekecek eylemler başlatabilirdi.En basiti... En başta İstanbul olmak üzere ülkenin bütün kentlerinin yolları sadece engelliler için değil, ince topuklu ayakkabı giyen kadınların da yürümesi için hiç müsait değil…

En son çok değerli akademisyen Cansever Kayapınar'ın "Tarihten Bugüne Türk Kadını" konulu Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı'nda düzenlenen paneline gitmek için yürüdüğüm sırada topuklarım erkek ve maço belediye bakışının tek tip yaptığı kaldırım taşlarının arasına sıkıştı; boylu boyuna yere serilecekken üstelik başımı da meşhur belediye taşlarına da çarpmama saliseler kalmışken yanımdakilerin, inanılmaz bir çabuklukta tutmasıyla kurtuldum...

Neden yurdum insanı, bu kaldırımların ince topuklu giyinen kadınların ve engellilerin yürümesine müsait yapılması için ortak bir eylem başlatmaz?Oysa sürekli görmezden geldiğimiz maço bakış açısının eseri olan kaldırımlar, doğrudan günlük hayatımızı etkileyen bir uygulama... Eminim oryantaldan daha etkilidir...
 
Kısaca günlük hayatımızda karşılaştığımız pek çok tuaflıklar, bizim kimliksiz bir toplum olmamızla çok ilgili...İzmir son derece cesur, akıllı ve renkli kadınlar kenti... Keşke ülkenin bütün kadınları böyle olabilseydik... Ne var ki bu oryantal hadisesi de elbette bütün kenti bağlamaz...(İzmirli bir grup kadın 8 Martta oryantal oynayarak kadın sorunlarına dikkat çekmeleri bahsettiğimiz komedi…) Hatta en çok eleştiren de yine İzmirli kadınlar oldu... Haklılar da ortaçağ Avrupası'nda kiliseler ve çeşitli tarikatlar kadınları şeytani oldukları iddiasıyla engizisyonda yargıladılar, ardından yaktılar veya giyotinle kafalarını kestiler... Amaç dinin yerini sağlamlaştırmak, korku salmak...Bunun için kadınlar, (FHM örgütü) Avrupa'da soyunarak eylemler yapmakta yerden göğe kadar haklılar. Gelin görün ki bizim kültürümüzde bu ölçekte bir kadın katliamı yaşanmadı. Buna karşılık başka kadın sorunları var. (Töre cinayetleri, çocuk gelinler vs...) Bunu anlatmanın yolu da başka kültürlere ait sorunları, başka kültürlere ait müziklerle aktarmak olmamalı...

Bu yüzden ben derim ki sadece bir gün değil, gelin tez elden şu yollar ve kaldırımlarla ilgili doğrudan günlük hayatımızı olumsuz etkileyen sorunu çözelim... İnce topuklu ayakkabılarımızla, düşme korkusu olmadan her yerde başımız dik, taka da tukka da çıkarttığımız sesleri dinleyerek yürüyelim.... Engelli dostlarımızla birlikte...

Yoksa bu kimliksizliğimiz daha bizi çok rezil edecek... Büyük büyük konulara anlatmaya gerek yok... En basit günlük hayatımızı etkileyen konulara birkaç örnek: Örneğin kafe çalıştırıyorsunuz... Kafeye, farklı kültürlerden müşteri geliyor ve size diyor ki "Ben, kocaman su bardağıyla kahve içerim ancak afyonum patlıyor..." Hoppa!.. bunu işletmeci olarak hemen uygulamaya soktunuz; çünkü bir kimliğiniz yok... Ardından herkesin eline kocaman bir su bardağı kahve tutuşturulmaya başlanır... "Hayırdır ne ayak? Bu su bardağı" diyorsunuz ve hemen atlıyor... "Verin kahveyi, fincana aktarayım..." Bir kahve keyfimiz daha bu kimliksizliğimizden öfkeye dönüşebiliyor... Başka bir yerde başka bir saçmalık... Başka bir yerde yok efendim “ Almanlar terlik arası ve şortla yöneticilik yapıyor... Bizde neden yok?” serzenişiyle karşılaşıyorsunuz. Şimdi hangi günlük hayatımızı doğrudan etkileyen hangi kimliksizliğimizi sayayım burada... O kadar çok ki... Şu Kapıkule'den dışarıya çıkan her T.C. vatandaşı gördüğü her şeyi uygulamaya mecbur hissederek geri döner ülkeye ... Ya da şu Kapıkule'den giriş yapan herkesin, yaşam biçimini biz burada yaratmak zorundayız algısı yaratılır... Bu yüzden ortak değerler de buluşmayı öğrenmeliyiz... Yoksa günlük hayat, hepimiz için ızdıraba dönüşüyor... Kısaca düşmeden, kaldırımlara takılmadan ince topuklu ayakkabılarımı giyinmek istiyorum... Bu yüzden diyorum ki günlere takılmadan önce ülke kaldırımlarını topuklu ayakkabılarımızla ve engelli bireylerimizle rahat yürüyebileceğimiz bir hale getirerek işe başlamaya ne dersiniz?

    Yorumlar

banner124
Hava Durumu
Tümü Anket
Türkiye'de İdam Cezası Gelsin Mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Linkler
E-Gazete
  • HAVADİS TÜRK - İnternette Haberin Adresi - 28 Aralık 2015 Manşeti
Karikatür
  • Oof Off
Arşiv