DERT DİNLEYEN MARKO PAŞA

25 Aralık 2017, 11:34
DERT DİNLEYEN MARKO PAŞA
İnsanoğlu her şeyi dert edinir kendine..

Paylaşmak biraz azaltır sıkıntılarını yada kendi öyle zanneder. Hatırlayanımız vardır,hani gazetenin birinde halkın derdini dinleyen, öğütler veren bir Güzin Ablamız vardı. Sayfalar dolusu mektup alır hepsine olmasa da elinden geldikçe cevaplar yazar sıkıntılara ortak olmaya çalışırdı. Peki size Osmanlı döneminde de dert dinleyen bir paşa var desek merakınızı uyandırırmıyız?

O halde buyurunuz hep birlikte Paşamızı tanıyalım.

Marko Paşa Rum kökenli bir devlet adamı idi. Syros Adası’nda doğmuş bir Rum çocuğu iken Tuğgeneral rütbesine terfi ettirilen ilk Osmanlı hekimi olarak Türk Tıp Tarihinde yerini almıştır.

Marko Paşa ilk ve orta öğrenimini Syros Adası’nda tamamladıktan sonra ailesiyle beraber göç ettiği İstanbul’da Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’yi bitirdi ve askeri tabip olarak göreve başladı. Henüz görevinin ilk yılında Mekteb-i Tıbbiye’nin Cerrahi Kliniği’ne şef olarak atandı. Başarılı bir hekim olarak kısa sürede adını duyurdu. Özellikle hastalarının şikayetlerini uzun uzun ve sabırla dinlemesi halk arasında popülerliğini arttırdı. Hatta zamanla “Senin derdinle ilgilenecek hiç kimse bulamazsın.” anlamında “Anlat derdini Marko Paşa’ya.” şeklinde bir deyim ortaya çıktı. Çünkü hiç kimse o derdi dinlemese Marko Paşa muhakkak dinlerdi. Gel gör ki zaman içinde bu deyim yeni bir anlam daha kazanacaktı.

Marko Paşa Ayan Meclisi üyesi olarak halkın dertlerini dinlerdi. Fakat ağır işleyen bürokratik prosedürler sebebiyle halkın istekleri çoğu zaman karşılanamaz, sonuçsuz kalırdı. Böylelikle zaman içinde Marko Paşa’ya atfedilen meşhur deyim “Anlat derdini Marko Paşa’ya” yeni bir anlam kazanacak ve “Dert dinler, ama derde deva olmaz.” şeklinde ironik bir anlama bürünecekti. Hatta bu ironi 1946 yılında yayın hayatına başlayacak olan ve Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz gibi isimlerin yazarlığını yapacağı, dönemin hükümetine muhalif bir haftalık mizah dergisinin ismine ilham olacaktı: “Marko Paşa”.

Marko Paşa’nın torunu Despina Anats bu deyimin çıkış sebebiyle alakalı bambaşka bir fikre sahip: “Marko Paşa için kullanılan “Derdini Marko Paşa’ya anlat” deyişinin neden söylendiğine dair elimde iki cevap var. Bunlardan biri Marko Paşa Osmanlıca’yı iyi bilmediği için gelen hastalarına devamlı ‘Anlaşıldı. Fakat ne demek istiyorsun?’ derdi ve çözüm üretemezdi. Bunun üzerine ‘Derdini Marko Paşa’ya anlat’ deyişi çıktı. Bir diğeri ise Jön-Türkleri şikayete gelen Rumları yine ‘Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?’ diyerek bıktırıp geri çevirirdi. Şikayete gelenler dertlerine çözüm bulamadan geri dönerdi. Marko Paşa’nın hastaları uzun uzun sabırla dinleyip onlara manevi huzur ve rahatlık verdiği söylentisi gerçek değil.” (19 Ekim 2010 Vatan Gazetesi)

Öte yandan Osmanlı Devleti’nde uzun yıllar hekimlik ve tıp fakültesine yöneticilik yapmış, Sultan’ın hekimbaşı olmuş, Senato üyeliğine atanmış bir devlet adamının Osmanlı Türkçesi’ni iyi bilmediği iddiası pek de akla yatkın değil açıkçası. Ancak kendisi de meşrutiyet yanlısı olduğu için Jön Türkleri şikayete gelen Rumları başından savmak maksadıyla “iyi bir dinleyici” rolüne girip, şikayetleri duymazlıktan gelmiş midir bilemiyorum.
Marko Paşa’nın hantal bürokrasi yüzünden mi yoksa kötü Türkçesi ve siyasi çıkarları sebebiyle mi halkın dertlerine derman olamadığını sizlerin takdirine bırakıyorum.

Türk Tıp Tarihi’nin Tuğgeneral rütbesi takan ilk hekimi, Saray’da ve Senato’da görev yapmış bir bürokrat, Kızılay’ın kurucu kadrosunda yer alan bir devlet adamı ve Türkçe’mize hoş bir deyim bırakan renkli bir kişilik Marko Paşa 5 Aralık 1888’de Burgazada’da vefat etmiş ve Kuzguncuk Rum Ortodoks Mezarlığı’na defnedilmiştir.

Selam ve Dua ile
Şennur Beyse

    Yorumlar

banner124
Hava Durumu
Tümü Anket
Türkiye'de İdam Cezası Gelsin Mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Linkler
E-Gazete
  • HAVADİS TÜRK - İnternette Haberin Adresi - 28 Aralık 2015 Manşeti
Karikatür
  • Oof Off
Arşiv