Galata Kulesi

27 Şubat 2016, 22:27
Galata Kulesi
Nermin Taylan
Galata Kulesi;

" Fethin şahidi, Osmanlı’nın mihmandarı, Topkapı Sarayı’nın sırdaşı ve Kız Kulesi’nin aşığı Galata Kulesi’ne düşürelim bu ay yolumuzu. " 

Tarihi İstanbul kadar eski olan, şehrin siluetine damgasını vuran, nice şiirlere, yağlı boya tablolara konu olan, pek çok milletin kıskandığı eşsiz bir yapıda, Galata Kulesi’nde bulalım kendimizi.

Şehrin bir köşesine kurulmuş bir aile büyüğü misali martıları, gemileri, boğazı selamlayan, dünya hengâmesinde gece gündüz olan biteni sessizce temaşa eden ve fakat vakur duruşundan asla ödün vermeyen bu tarihi değerin, sükûtunda gizlediği deruni mana bilene ve kendisini dinleyene çok şey anlatıyor aslında.

Galata Kulesi, bazı rivayetlere göre M.S 474-491 yılları arasında İmparator Zenon tarafından boğazı gözetleme kulesi olarak yapılır ve yüzyıllarca bu şekilde hizmet verir. Bir başka rivayette ise M.S 6. yy Galata etrafı surlarla çevrilirken diğer burçlarla beraber şehrin savunması için inşa edilmiştir.

13. yy başlarında İtalya’dan Konstantinopolis’se göç eden Cenovalılar 1267 yılında Galata’da oturma izni alırlar. Çoğunlukla Cenovalıların yaşadığı Galata 1315 yılında büyük bir yangın geçirir ve kısa bir zaman sonra şehir Cenovalılarca imar edilir. Bu imar faaliyetinde en önemli yeri Galata Kulesi kapsar. Galata Kulesi İsa Kulesi adıyla adeta yeniden inşa edilir. İnşa edildiği dönemde bu kulenin tepesine haçlı büyük bir külah ve çan konulmuştur. Katoliklerin sembolü olan bu haç Ortodokslarla aralarında sorun yaşanmasına sebep olur ve Fatih Sultan Mehmed fetihten sonra bu haçı yanında bulunan çanla beraber söktürür. Asırlarca Galata kulesinin tepesinde bulunan bu çan şimdilerde İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

Cenovalılar 1445-1446 yıllarında Galata Kulesi’ni yükseltme çalışmalarına başlarlar ve Cenova’dan gelen para yardımı ile kule yükseltilir. Ancak Cenovalıların Galata’daki hakimiyetleri İstanbul’un fethiyle son bulur. 28 Mayıs 1453 sabahı Galata bölgesinin idari yetkilisi hiçbir zorluk çıkarmadan kulenin ve surların anahtarını Fatih Sultan Mehmed’e teslim eder. İşte bu vakit bir anlaşma yapılır ve Galata Zimmileri çan çalmama şartıyla ibadetlerinde serbest bırakılırlar. Egemenliğinin ifadesi olarak Galata Kulesi’nin üstten iki katını ve surların üst taraflardaki duvarları yıktırır fakat denize bakan taraftaki surlara dokunmaz. 1461 yılından sonra Galata Kulesi’nin tepesindeki çan sesinin yerini kös sesi alır ve 17. yy sonralarında bölge halkına yangınları duyurmak için bu kös kullanılır. Sultan II. Bayezıd döneminde Küçük Kıyamet olarak adlandırılan 1509 İstanbul depreminde Galata Kulesi büyük hasar görür. Rivayete göre Mimar Hayrettin tarafından kule adeta yeniden inşa edilir. Galata Kulesi Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kasımpaşa Tersanesi’nde çalışan mahkûmlara hapishane olmuş böylece bir dönem zindan olarak ta kullanılmıştır. Sultan II. Selim döneminde çıkan yangınlarda büyük hasar gören kule ciddi bir onarım görür. III. Murad döneminde Kule Münencimbaşı Takiyüddin tarafından Rasathane olarak kullanılır. IV. Murad döneminde ise Hazarfen Ahmed Çelebi kanat takarak ilk uçuşunu buradan yapar ve Üsküdar/Doğancılara kadar gitmeyi başarır. 17. yy’da Evliya Çelebi, kulenin Bursa’daki Keşiş Dağı yani Ulu Dağı’ndan bile göründüğünü anlatır Seyahatnamesinde. 1794 yılında çıkan yangında kurşundan mamul külah ve iki odası merdivenleriyle beraber yanar. Osmanlı arşiv vesikalarında yer alan bilgilere göre dönemin padişahı Sultan III. Selim yangından sonra hasar gören yaklaşık 190 cm’lik duvarı yıktırır ve dört cumbalı ahşap cihannüma köşkünü yaptırır. Fakat aradan henüz 38 yıl geçmesine rağmen kulenin dört cumbalı ahşap cihannüma köşkü çıkan yangında yok olur. Sultan II. Mahmud 1832 yangınında yok olan cihannüma köşkünün yeniden yaptırmak yerine kuleyi yükseltme kararı alır. Dört cumbalı yapı yerine 14 pencereli, kârgir tavanlı yüksek bir salon yaptırır. Bu salonun üzerine yine 14 pencereli bir cihannüma katı ekletir ve bu katın etrafı demir balkonla çevrilir. Kulenin külahı ise kurşun kaplı ahşaptan imal edilir. Bu onarım çalışmasından sonra kulenin giriş kapısı üzerine II. Mahmud’un tuğrası işlenir ve Şair Pertev Paşa’nın 16 mısralık şiiri talik hattıyla kazınır taşa.

Şair Pertev Paşa’nın on altı mısralık şiiri;

Ya Rafi Maşallah Ya Hafız
Nizam-ı din-u devlet hazret-i Sultan Mahmud Han
Kıyam-ı mülkü millet kehf-i ümmet saye-i Yezdan
Uluvv-i himmetidir ol şehinşah-ı dil agâhın
İden saat be saat an be- an dünyayı abadan
Bu kulle ez kaza yanmıştı yaptı eskiden âlâ
Görüp bağrı yanıklar bildi neymiş şive-i ihsan
Bu kulle zinet-i şehr- i İstanbul olsa şayeste
Menâr-ı kulle- i ikbal- i şevket dense de şayan
Buna rif’at veren bu rutbe feyz-i istikamettir
Olur ibaret şinasan irtifa-ı kamına hayran
Bu kulle peşte-i kafa sezadır olsa harf- endaz
Anın fahriyesi anka bunun şehnamesi devran
Cihan-ı saye-i lutfunda kılsun serteser ma’mur
Dil-i hasıddan özge kalmasun hiç külbe-i viran
Seza Pertev güherle zeyn olunsa seng- i tarihi
Bu kulle pek metin oldu pek âlâ yatı Mahmud Han

18. yy’lın son çeyreğinde itfaiye ve bahriyeye hizmet veren kule, 19, yy da ise güvenlik ve gözetleme amacıyla hizmet vermeye devam eder. Galata Kulesi 1962 yılında İstanbul Belediyesi tarafından güvenlik nedeniyle boşaltılır ve onarımdan geçirilerek turistlik amaçlı kullanıma açılır. 1964-1967 yılları ve 1997-200 yılları arasında büyük restorasyondan geçen kule, yapıldığı zamanlardan günümüze ulaşana kadar pek çok kez görevi değişse de şehre hakimiyeti ve halk tarafından değeri asla değişmeden, her dem olduğu gibi şehrin silueti olmaya devam etmektedir.

Siz de bir gün mutlaka Galata Kulesi’ne düşürün yolunuzu. İsa Kulesi’nden Hazarfen Ahmet Çelebi’nin kanat takmasına, Takiyüddin Efendi’nin rasathanesinden gözetleme kulesine kadar, asırları aşan serüvenine tanıklık edin. Dokuz katlı kulenin Cihannüma salonu balkonuna çıkın ve İstanbul’u çekin içinize. İstanbul’da yaşamak yerine İstanbul’u yaşayın en derinden. Yedi tepeli şehrin bu en değerli mücevherinde elinizi götürerek kalbinize selamlayın Topkapı Sarayı’nı, Konstantiniyye’yi, Fatih’i ve Fethi….

Havadisturk.com da Tarihçi-Araştırmacı-Eğitimci ve Yazar Nermin Taylan imzasıyla yayımlanan köşe yazısı ve haberler, hiç bir surette alıntı yapılamaz.Kaynak gösterilecek olsa dahi alıntı-iktibas yapılamaz. FSEK kanunun ilgili madde ve fıkra,bendleri uyarınca yasal işlem başlatılır! 

    Yorumlar

banner124
Hava Durumu
Tümü Anket
Türkiye'de İdam Cezası Gelsin Mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Linkler
E-Gazete
  • HAVADİS TÜRK - İnternette Haberin Adresi - 28 Aralık 2015 Manşeti
Karikatür
  • Oof Off
Arşiv