Her Şey Hayalle Başladı…

Her Şey Hayalle Başladı…

28 Mayıs 2018, 18:13
Her Şey Hayalle Başladı…
Nurten Ertul - Gazeteci Yazar
Her Şey Hayalle Başladı…

Kültür ve sanata önem vermeyen toplumlar en önemli yaşam ünitelerinin birisinden mahrum kalırlar. Sanat dediğimiz edebiyat, sinema, tiyatro, müzik, resim, tasarım, heykel vb. aynı zamanda toplumların gelişmesinin, ilerlemesinin ve yenileşmesinin de temelidir. Batı dünyası sanatı ve sanatçıyı desteklemesi gerektiğinin önemini ortaçağın sonlarında keşfetti. Elbette batıda ve insanlık tarihinde sanat daima vardı. Ancak ciddi anlamda desteklenmeleri ve günümüze kadar varlıklarını koruyan eserlerin ortaya çıkması bu yüzyıla rastlamaktadır. Her yerde özellikle de sanatta süreklilik ve istikrar önemlidir. Bu yüzden batının sanata, sanatçıya verdiği destek, süreklilik arz ederek günümüzde de devam etmektedir. Özellikle sanatı ve sanatçıyı ortaçağda Kiliseler başta olmak üzere saray çevresi ile soylu aileler himayelerine aldılar. Leonarda Vinciler, Bachlar, Mozartlar…Daha nice sanatçı Kiliselerle, Sarayın ve soylu ailelerin himayelerinin sonunda dünya tarihine adını yazdıran eserlerini meydana getirebildiler.

Ortaçağda klasikleri dünyaya kazandıran sanatçılar 20.yy’da yerini kapitalist sistemin ihtiyaçlarına göre oluşturulan yeni anlayışlara bıraktılar. 19.yy’dan itibaren pek çok ülkedeki saray çevresi yerini burjuvaziyle soylu aileler ardından da çok uluslu firmalara bıraktılar. Yeni yüzyılda da batıda sanat ile kapitalizm bu seferde yeni düzene uygun olarak tekrar at başı gitmeye başladı. Sanatçılar bu yüzyılda da batıda kiliselerin değişmeyen desteğinin yanı sıra artık araştırmalarını yaparken çok uluslu firmalarla, güçlü vakıfların, sivil toplum kuruluşlarının himayelerinde üretmeye başladılar. Unutmayın ki bütün değişimler, gelişmeler ve yenileşmeler hep bir hayalle başlar. Ardından da hayaller sanatta can bulur. Bunları niye mi hatırlatma ihtiyacı hissettim? İstanbul’un sahile yani boğaza kıyı ilçelerinden Sarıyer’de tam 7 yıl önce Belediye Başkanı Şükrü Genç’in himayelerinde çok küçük çapta bir kültür- sanat ve edebiyat festivali düzenlendi. O zaman için çok yeni olan edebiyat festivalinde, yazarlarla yayınevleri okuyucularıyla Sarıyer’de amatörce açılan stantlarda buluştu.

İlki 2011 yılında yapılmaya başlanan festivalin görünmeyen kahramanları Sarıyer’in efsane kültür adamı İbrahim Balcı, Halil Genç, Cengiz Kahraman,Tuncay Dağlı, Mustafa Balcı gibi sanatçılarla gazetecilerden oluşan güçlü isimlerdi. O dönem ben de dahil olmak üzere hepimiz yılda bir kere gerçekleşen bu etkinliğin tamamen siyasi olduğunu ve devamının gelmeyeceğini düşünmüştük. Malum, ülkemizde siyaset hele de belediyecilik dediğimizde ilk aklımıza tribüne, yani halka oy için oynayan isimlerle popülizm geliyor.

Sarıyer Edebiyat Günleri’nin birincisi bittiğinde tek temennimiz bunun batıda olduğu gibi süreklilik arz etmesiydi. Gerçekten de Şükrü Genç ile sanatçı yazar ve gazetecilerden kurduğu ekibi, bu organizasyonun geçtiğimiz aylarda 7.’sini gerçekleştirdi. Umarım daha nice 17.yıllarını da görürüz. Hatta amatörce yapılmaya başlanan etkinlikler, artık yerini profesyonelce hazırlana stantlara ardından da sanatta çeşitliliğe bıraktı. Yayınevleri, yazarlar, şairlerle edebiyatçıların yanı sıra artık bu festivalde ressamlara, heykeltıraşlara, el sanatlarına özel stantlar ayrılıyor. Sahnede şarkıcılar, tiyatrocular, film yıldızları halkla buluşuyor.

“Sanatın sanatçının desteklenmesi konusunda yılda bir kere yapılan festival yeterli mi?” diyen pesimistler çıkabilir. Elbette yeterli değil. Ancak batıda örneklerinde olduğu gibi süreklilik arz etmesi, bir hayalle amatörce başlayan festivalin artık iyice profesyonelleşerek uluslar arası boyuta taşınacak olması, yılda bir kerede olsa benim gibi daima üzeri çizilen sanatçıların halkla buluşabileceği mecralara dönüşmesi çok önemli değil mi? Sanatın ve sanatçının gelişerek kapitalizmle at başı gitmesi için elbette ki ülkemizin daha çok yol alması gerekiyor.

Velhasıl bu tip aklı başında yapılabilen yerel organizasyonlar bile çok çeşitli engeller içinde çırpınan; gerçekten üretme kapasitesine sahip biz sanatçılar için bir umut ışığı dahi olabiliyor. Bu yüzden Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ile bu organizasyonu hayal eden yazar İbrahim Balcı, Tuncay Dağlı, Halil Genç, gazeteci Cengiz Kahraman, Mustafa Balcı gibi isimlerin her yerde olması dileğiyle.

Çünkü sanat ve sanatçılar arasında hiç ayrım yapmadan, özellikle de halka ulaşması engellenenlere pozitif ayrımcılık yaparak öne çıkartmalarıyla bu ekip, özellikle alkışı hak etmiyor mu? Sanat ve sanatçının batıda olduğu gibi ayrım yapılmadan himaye görerek kapitalizmle at başı gideceği günlerin artması dileğiyle şimdilik virgül koyuyorum…



 

    Yorumlar

banner124
Hava Durumu
Tümü Anket
Türkiye'de İdam Cezası Gelsin Mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Linkler
E-Gazete
  • HAVADİS TÜRK - İnternette Haberin Adresi - 28 Aralık 2015 Manşeti
Karikatür
  • Oof Off
Arşiv