KAYIP TARİHİN İZİNDE…

Kapadokya, Akdeniz ile Taş Eli platosu denilen Konya, Karaman, Ereğli ve Ermenek bölgesinin gönüllü 'Kültür Elçisi' olarak çalışan Şerafettin Güç’ün yayınlanan onlarca eserinden 'Karamanoğullarının Kimliği' adlı çalışması okuyucusuyla buluştu.

21 Eylül 2018 Cuma 23:53
KAYIP TARİHİN İZİNDE…
ŞERAFETTİN GÜÇ: KAYIP TARİHİN İZİNDE…

Binlerce yıllık bir tarihin üzerinde yaşıyoruz. Ortaya çıkanlar, zengin tarihimizin belki de henüz çok az bir kısmını oluşturuyor. Özellikle az bilinen kayıp tarihe ve kültüre ilgi duyan araştırmacıların kılı kırk yararak buldukları çalışmalarla ilgili her gün yeni bilgilere ulaşılıyor. Üstelik bu araştırmacıların büyük bir çoğunluğu da gönül verdikleri kayıp tarihi, neredeyse tamamını kendi sınırlı imkanlarıyla ortaya koyuyorlar.

Sabırla yıllardır dağ bayır gezerek kayıp tarihi ortaya çıkartan araştırmacı yazarlardan birisi de Şerafettin Güç:

Osmanlının Karaman Eyaleti’yle anılan bölgede daha önceleri 230 yıl Karamanoğlu Devleti olarak varlığını sürdürenlerin kayıp tarihini, gündeme getiren gizli kahramanlardan. Bugüne kadar Karamanoğlu Tarihi, Kültürü, Sanatı, Mimarisi, Sürgünleri gibi bilinmeyen yüzlerce makale, araştırma ve kitapları yayınladı. En önemlisi de tarihte Türkçe’yi ilk defa resmi dil ilan eden Türk Beyliklerinden birisi olan Karamanoğullarının , kayıp mezarlarının bulunması için yaptığı çalışmalarla tanınıyor. Kapadokya, Akdeniz ile Taş Eli platosu denilen Konya, Karaman, Ereğli ve Ermenek bölgesinin gönüllü “Kültür Elçisi” olarak çalışan Şerafettin Güç’ün yayınlanan onlarca eserinden “Karamanoğullarının Kimliği” adlı çalışmasıyla tarih meraklılarını baş başa bırakalım:

Karamanoğulları Kimdir?
Orta Akdeniz Bölgesi’nden İç Anadolu’ya kadar ulaşan geniş bir sahada Selçuklu Devleti ile Osmanlılardan sonra en uzun süre hüküm süren Orta Asya kökenli bir Türk Beyliği’nin adıdır. Konya başta olmak üzere Türklerin resmi devlet yazışmaları da dahil olmak üzere her alanda Türkçe yazıp konuşmalarını zorunlu hale getiren beyliğin reisi Mehmet Bey’dir. Beylik Ortaasya’dan Anadolu’ya başlarında Sadeddin Bey olduğu halde gelmiştir. Ancak Anadolu’da yerleşik düzene geçmeleri reisleri Nure Sofi’nin ileri görüşlü ve cesur politikalarıyla olmuştur. Ardından gelen iyi eğitimli reisleriyle Anadolu’da günümüze kadar izleri gelen kalıcı eserler bırakmışlardır. Karamanoğullarının Ermenek, Anamur, Larende, Aksaray, Niğde ve Konya’da inşa ettirdikleri mimari eserlerden: Cami, medrese, han ve kervansaraylarda Selçuklu Sanatının takipçisi oldukları görülmektedir. Anadolu’da Ermenilerle birlikte taş, alçı, dokuma ve çini ustaları oldukları bu eserlerden de rahatlıkla anlaşılmaktadır.

Karamanlılar ile Karamanoğulları Aynı mı?
Karamanlılar ana dili Türkçe olan Ortodoks Hıristiyan topluluk ile Orta Asya kökenli Karamanoğulları aynı bölgede yaşamışlardır. Dil, kültür ve sonra da kaderleri birbirine benzemiştir. Bu yüzden zaman içinde iki kavram, birbirinin içinde erimiştir. Bölgede, Karamanlika denilen Türkçe ve Grek harfleriyle yazılan çok sayıda mezar taşı, bina ve eser bulunmuştur. Hıristiyan Karamanlılar Grek alfabesiyle Türkçe yazıyorlardı. Müslüman Karamanlılar da Arap alfabesiyle Türkçe yazıyorlardı. Sonuçta Karamanoğullarının Devleti’nde yaşayan gerek Müslüman gerek Hıristiyan inancında olan Karamanlıların, arkalarında bıraktıkları eserlerinden yazıyı bildiklerini anlıyoruz.

Bir Tarih Nasıl Yok Oldu?
Anadolu’nun ortasında asırlarca köklü bir kültür yaratan Karamanlılar tarih sahnesinden 1471 yılında Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethinden yıllar sonra ortadan kaldırıldılar. Savaşçı ve gözü pekliğiyle bilinen Karamanlıların ortadan kaldırılması için Fatih Sultan Mehmed önce Rum Mehmed Paşa’yı ardından, İshak Paşa’yı görevlendirdi. En sonunda da yıllarca uğraştıktan sonra Sırp kökenli Gedik Ahmed Paşa tarafından Karamanlılar ortadan kaldırıldı. Müslüman halkı da esir edilerek önce Balkanlar’a ardından da İstanbul’a nakledildiler. Arkalarında kalan topraklarına da bir daha uzun süre yerleşmemeleri için viran halde bırakıldı. Bölgede yaşayan Hıristiyanları da Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’da kurduğu Millet Başı olarak Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi ile Ermeni Patrikliği ve Musevi Hahambaşılığı’na bağlandılar. İstanbul, Müslümanlar tarafından fethedilmiş ancak nüfus yoktu. Bu yüzden Karamanlılarla birlikte İstanbul’a Türk İslam kültürü yerleştirildi. Hıristiyan patriklere bağlanan Hıristiyanlar da aynı şekilde şehrin Doğu Roma-Bizans dönemindeki önemini sürdürmesi için çalıştılar. Ne var ki bölgede yaşamaya devam eden Hıristiyan Karamanlılar’da kaderlerinden kaçamayacaklardı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş belgesi Lozan Anlaşması’na göre Yunanistan’a zorunlu göçe tabi tutulacaklardı. Yunanistan’da yaşayan Müslümanlar da etnik kimliklerine bakılmadan Türkiye’ye geleceklerdi. Böylelikler Karamanoğulları Devleti ve içinde yaşayan Müslüman ya da Hıristiyan halklarıyla birlikte kaderleri de aynı olacaktı.

Karamanlı Ünlüler Kimlerdi?
Tarihin haklarında çok az şey bildiği aynı zamanda da günümüze kadar üzerlerinde ki sis perdesinin kalkmadığı Karamanoğlu ya da Karamanlılar pek çok ünlüyü yaratmıştır. Bunlar Osmanlı’dan günümüze kadar varlıklarını korumuşlardır. Mehmet Bey, Piri Reis, Barbaros Hayrettin Paşa, Mimar Sinan, Atatürk, Kazım Karabekir Paşa en çok bilinenlerinden sadece birkaç tanesidir.
“Sonuçta bugün yaşanan her şey yarın bir anı olarak gök kubbede ki yerini almaktadır. Karamanoğlulları da diğerleri gibi gök kubbede yerini almıştır. Bize düşen arkalarında güçlü izler bırakanların ya da kaybolanların yüreğimizin sesini dinleyerek peşinden koşmak…” Diyor Şerafettin Güç. Nitekim kendisi de Karamanoğullarının izinden dere tepe, dağ bayır gezmeye, akademilerde konferanslar vermeye, sürgünlerinin peşinden gitmeye, meraklılara müzelerini, korunan türbelerini gezdirmeye devam ediyor.
 

    Yorumlar

banner124
Hava Durumu
Tümü Anket
Türkiye'de İdam Cezası Gelsin Mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Linkler
E-Gazete
  • HAVADİS TÜRK - İnternette Haberin Adresi - 28 Aralık 2015 Manşeti
Karikatür
  • Oof Off
Arşiv