Şiddet uygulayanın kaybettiği andır

Şiddet, alternatifin üretilememesi halidir. Şiddet, sözün bittiği yer olarak ifade edilse de söylenecek daha birçok şeyin olduğunun unutulduğu zamanda ortaya çıkan bir eylemdir. Prof. Dr. Adnan Ömerustaoğlu şiddeti teslim olma anı olarak tanımlarken, sözün hiçbir zaman bitmeyeceğini özellikle şiddet anında insanların nefes alıp düşünebilseler şiddete başvurmayacaklarına dikkat çekiyor. Ömerustaoğlu, şiddeti uygulayanın şiddeti kesinlikle mahkûm etmesi gerektiğine de vurgu yapıyor.

29 Mart 2013 Cuma 22:29
Şiddet uygulayanın kaybettiği andır

Şiddet aslında insanlığın var olduğu günden buyana farklı şekilleriyle yaşamımızın hemen her anında karşı karşıya kaldığımız bir eylem. Şiddetin illa fiziksel olması da gerekmiyor. Dışlanma, dikkate alınmama, ilgi ve alakadan mahrum bırakılma da şiddetin birer örneği aslında. Şiddetin bir problem durumu, kendi başına çağın önemli bir sorunu olduğunu ifade eden Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adnan Ömerustaoğlu şiddet, insanın var olduğundan beri söz konusu diyor. Felsefeciler olarak şiddeti hep sorguladıklarını ve bu toplumsal problemin üstesinden nasıl gelebiliriz konusunu düşündüklerini ifade eden Ömerustaoğlu, şiddeti sonlandırmak için bir değil her zaman birden çok seçeneğin de olduğunu kaydediyor.

Şiddeti doğuran etkenlerin de çeşitliliğine dikkat çeken Prof. Dr. Adnan Ömerustaoğlu, şiddeti alternatif üretememek olarak tanımlıyor. Şiddet uygulayan için teslim anıdırŞiddetin uygulandığı an bir durum yaşıyor kişi. O anda şiddetin dışında başka çözüm üretemiyor. Şiddet bir alternatifin üretilememesi sorunudur. Farklı bir noktada adım atamıyor kişi. Adım atsa aslında şiddete yönelmeyecek. Ve o an alternatifsizlik haline teslim oluyor. Şiddeti uygulayan güçlüdür derler ya hep aslında durum tam tersi. Zayıflığın bir göstergesidir şiddet. Kişinin o an bir çıkış bulamama, teslim olmasıdır. Uygulayan için teslim anıdır.” Güçlü insanın şiddete teslim olmayacağını ifade eden Ömerustaoğlu, alternatifin üretildiği anda şiddetin söz konusu olmayacağını kaydediyor. Şiddeti Ömerustaoğlu, uygulayanın yenildiği an olarak da dile getiriyor. “Burada insanın şiddet anında öfkeyi kontrol edebilmesi gerekir. Şiddet mağdurun yendiği, uygulayanın yenildiği andır. Yenilen şiddeti uygulayandır. Mağdur olanın hukuksal ve psikolojik desteklenmesi gerekir ama şiddeti uygulayanın da mutlaka iyi anlaşılması gerekiyor.” Ömerustaoğlu şiddeti uygulayana şiddeti mahkûm etme eğitimi verilmesi gerektiğinin de altını çiziyor.

Şiddeti uygulayana şiddeti mahkûm etme eğitimi verilmeli “Şiddet uygulayan insanı mahkûm etiğinizde o kişi şiddetten vazgeçmeyecektir. O cezasını çeker. Ceza çekerken eğitimden geçirilmeli kesinlikle. Bu eğitim şiddeti uygulayanın şiddeti mahkûm etme eğitimi olmalı. Şiddeti mahkûm etmezse uygulayan mahkûm olursa ceza sonrası şiddet uygulamaya devam edecektir. Şiddet uygulayanlar tekrar ediyorlar. Onun için şiddeti onun mahkûm etmesi, şiddeti yapanın mahkûm edilmesinden daha da önemli. Bunun yolu eğitimdir. Şiddetin dışındaki şiddet bilinçte başlıyor. Çevre, sonradan yaşantılarla kazanılıyor.

Eğitim yoluyla bu büyük oranda giderilebilir. Sihirli sözcük bu. Hiçbir durumda şiddeti meşrulaştırıcı kimsenin konuşmaması gerekiyor. Eğitimciler, yöneticiler için herkes için bu geçerli. Meşrulaştırmadan uzak durulmalı.

    Yorumlar

banner124
Hava Durumu
Tümü Anket
Türkiye'de İdam Cezası Gelsin Mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Linkler
E-Gazete
  • HAVADİS TÜRK - İnternette Haberin Adresi - 28 Aralık 2015 Manşeti
Karikatür
  • Oof Off
Arşiv